2 Ocak 2011 Pazar

Bilinçaltı iletişim ve reklam

Bilinçaltı iletişim ve reklam

   ipek_halim@yahoo.com
Bu hafta bir kitaptan söz edeceğim. Ürkütücü, düşündürücü ve şaşırtıcı bir kitap. Kapakta siyah zemin üzerinde yazılardan oluşmuş bir kurukafa var. Ayrıca 18 yaşından küçüklerin okuması sakıncalı diyor!
Kitabın adı: Eşikaltı Büyücüleri.
Yazarı: Ahmet Şerif İzgören.

Elma Yayınevinin yayınladığı kitap iki baskı yapmış. 2006 ve 2009. Kitap kapakta da belirtildiği gibi dehşet, ölüm ve seks üçgeninde hazırlanan reklâm ve propagandalardan çarpıcı birçok örnekler sunuyor. Önce eşikaltını anlatıyor. Bu iletişim şeklinin çok da yeni olmadığını, konuyla ilgili birçok bilimsel araştırma ve makalenin olduğunu ancak yine de tüketici/izleyici tarafından çok da bilinmediğini nedense gizli, saklı bir konu olara kaldığını vurguluyor. Eşiklatı iletişimde bilinç mesajı/sloganı/reklâmı fark etmiyor. Sadece bilinçaltı görüyor. Kısacası, kişi farkında olmadan girdiye yanıt veriyor. İzgören’in açıklamasına göre beyin gün içinde karşılaştığı binlerce mesajı hızla unutur. Üç tür mesajı: dehşet, seks ve ölümü unutmaz ve bunlar bilinçaltına yerleşir. Bilinçaltı da doğası gereği buna hayır diyemez. Bu mesajları reklâmda kullanmak pek de kolay değildir. Yani ölen insanlar, kanlar, yaralar veya seksi açıkça reklâmın içine dâhil etmek pek zordur. Ancak görüyoruz ki bu tür imgeleri kullanırsanız o reklâm bilinçaltına yerleşir öğrenilir ve hatırlanır. Bir başka deyişle, üretici firma ve reklâmcı kendileri açısından etkili bir iletişim kurumuş olurlar. Tabii etik olmadığı şüphesiz. Yasal olup olmadığı da tartışılır. Birçok tanınmış markaların reklam örnekleriyle dolu olan kitap, incelediği çoğu reklamı karelere bölüp bazı noktaları rahatça görebilmemiz için büyütmüş. İzgören, bu araştırmasında, özellikle, sigara, alkollü içki, parfüm ve araba reklâmlarına yer vermiş. Masum görünen birçok fotoğrafta, çıplak vücutlar, çeşitli şekillerde yazılmış “seks” sözcüğü, kafatası ve cinsel organ siluetleri olduğunu gösteriyor. Reklamlara büyüteç altında ve dikkatlice bakınca havuzun dalgaları arasında kurukafa şekiller oluştuğunu veya alev alev görünen fonda veya bardaktaki buz kalıplarının içinde çıplak vücut figürleri eklenmiş olduğunu fark ediyorsunuz.

İzgören direkt olarak bilinçaltına seslenen reklamların yanı sıra seks ve şiddetle özleştirilen reklamlara da bakmış. Hemen bir örnek vereyim, siyah beyaz bir votka reklamında yarı yatmış, denizkızı kıyafeti giymiş seksi bir kadın var. Kıyafet deriden ve önünde boydan boya bir fermuar var. Kadın gözlerinizin içine bakıyor. Altta da votka şişesi ve boş bir bardak.

Fondaki yazı “Açmak harika olmaz mı?” diyor. Burada neyi açacağınız pek belli değil! Ya da birini açan diğerini de açar gibi bir tavır var. Şişenin kapağını açan, fermuarı da açar..!!

Oldukça ilginç birçok örnekle dolu olan bu kitaptaki örneklere defalarca baktım. Bazlarındaki şekilleri hemen gördüm. Bazılarını yazarın yardımıyla fark ettim. Bazılarını hala seçemiyorum. Tüm reklâmların böyle olmadığını veya bilinçaltı iletişimin tüm üreticiler tarafından kullanılmadığını biliyorum. Ancak gittikçe de daha aç ve daha teknolojik bir reklâm dünyası ile karşı karşıyayız. Reklâm dünyasının daha güvenilir ve saygın olması için reklamı anlamak, tekrardan tanımlamak ve kurgulayabileceğimiz en etik, en bilgilendirici ve dürüst şekilde kullanmaya çalışmalıyız. Bu reklâmların tanıttıkları ürünler çok satmış olabilir ancak genelde bu çalışmalarla birlikte hem üretici hem de reklâm sektörü güven ve saygınlıklarını yitirmektedirler.

Alıcı/okuyucu/müşteri olarak, yazarın tabiriyle bu tarz büyücülüklerden haberdar olmak çok önemli. Ancak o zaman kendimizi koruyabiliriz. Ama söz konusu iletişim sadece semboller ve özdeştirmelerle sınırlı kalmıyor. Bilinçaltına da göndermeler yapıyor. Bundan nasıl korunabiliriz ki! Galiba en etkin korunma daha etik bir dünya için çalışmakta yatıyor. İyi
  Haber tarihi 19.09.2010

DAÜ'de diyabet konferansı yapıldı - KIBRIS POSTASI - KIBRIS HABERLERİ

DAÜ'de diyabet konferansı yapıldı - KIBRIS POSTASI - KIBRIS HABERLERİ DAÜ'de diyabet konferansı yapıldı - KIBRIS POSTASI - KIBRIS HABERLERİ

DAÜ İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin düzenlediği etkinlikte konuşan Kıbrıs Türk Diyabet Derneği Başkanı Caner Arca,, diyabetin kanser ve HIV virüsünden sonra dünyada en yaygın üçüncü hastalık olduğunu söyledi.

Arca, teknolojinin gelişmesiyle değişen beslenme alışkanlıklarının ve hareketsizliğin diyabeti olumsuz yönde etkilediğini belirtti.

Diyabet hastalığından korunma yöntemleri hakkında bilgi veren diyetisyen Şöhret Ercan, fazla kiloların kalp damar hastalıklarına, diyabet hastalığına ve birçok kronik damar hastalığına yol açtığını kaydetti.
KAYNAK:http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/43822/PageName/KIBRIS_HABERLERI

NASIL İLETİŞİM KURUYORUZ?




Derdimizi anlatmak, içimizi rahatlatmak,
karşımızdakini anlamak, öğrenmek, bilgilenmek,
gülmek, hoş vakit geçirmek,
hayatı paylaşmak, geleceği hayal edebilmek,
fikirleri, yaşam tarzlarını yaymak ve
değişimi sağlamak için,
ne yaparız?
Konuşuruz. İletişime geçeriz. Muhabbet ederiz.
Bir yerde hayat ona bağlıdır.
Bu yüzden doğru ve etkili iletişim çok önemlidir.

Şirketler de kendi dertlerini anlatmak, ilgi çekmek ve
bazen de hayatta kalabilmek için bizimle iletişime girerler.
Reklamları onların yüzleridir, sözleridir.
Bu iletişim stratejiktir, profesyoneller tarafından yapılır.
Etkili olabilmesi için samimi, ilgi çekici, iyi tasarlanmış ve hatırda kalır olması gerekir.
Örneğin, Deniz Kırtasiyenin reklamları
kısa ve hemen öğenebileceğiniz bir şekilde yapılmıştır.
Reklamda kendileri için “Güler yüzlü mağaza” diyorlar. Güzel bir tanım değil mi?
Ancak, olumlu etkiler yaratması gereken bu sözler
bende tam aksi bir etki bıraktı.
Girne’deki büyük mağazalarına ne zaman gitsem
biri hariç ki mağazada en az beş kişi çalışıyor,
kimse benimle ilgilenmiyor. Gülen yüz falan yok!
Hatta yüzünüze bakan yüz yok! Onlar kendi havalarında.
Müşteri olarak sorularınıza bile zar zor cevap alırsınız.
Sonuç: iletişim başarısız. Söylenen şey gerçek değil. Dolaysıyle inandırıcı değil.
***
Firmaların sözleri sadece reklamları ile ulaşmaz bizlere.
Örneğin marketler hakkındaki duygularımız, fikirlerimiz sadece onların gazete ilanları ile sınırlı değildir. Raflar, duvarlar hatta size alışveriş sonrası verdikleri poşetler
marketlerin sözleridir. Fakat ne yazık ki, hemen hemen tüm marketlerdeki raflar, duvarlar, ve alışveriş poşetleri hep benzerdir. Tüm poşetler, orta boy, ince beyaz naylondur,
ve genelde tek renk kullanarak (bu renk de çoğunlukla mavi, yeşil veya kırmızıdır) üzerlerinde marketin adı yazılıdır.
Ne sıkıcı, ne monoton bir iletişim. Burada da etki minimumdur,
çünkü iletişimin kimliği yoktur.
Hepsi birbirine benziyor. Birbirlerinin basit taklitleri gibiler.
***
Bazı çikolata, kahve ve şeker firmaları
Bizimle samimi, uzun süreli bir iletişime girmek isterler
ve onlar bize sadece radyodan, televizyondan seslenmeyi yeterli bulmazlar.
Evimize gelirler. Mutfaklarımıza girerler.
Nasıl mı? onlar, öyle bir ambalaj yaparlar ki, içindeki şeker bitse bile
o, o kadar özeldir, o kadar güzeldir ki onu atamazsınız.
Sizinle kalır. İçini başka şeylerle doldurur onu kullanmay adevam edersiniz.
Sizinle kaldığı sürece de sizinle konuşur.
Size o tadı, o markayı sürekli fısıldar durur.
Bu ambalajlar stratejik iletişimin başarılı örnekleridir.
***
İletişimin etkili olması için detaylar önemlidir.
Bazen mesaj kadar o mesajı nasıl ilettiğiniz de mühimdir.
Cratos Otelde kendi kimliğini ortaya koymak için bize birçok
mesajlar yolluyor. Orada yapılan konserler, yarışmalar, törenler,
otelin mimarisi, gazetelerde çıkan haberler... Cratos’un yüzüdür, sözüdür.
Çokça reklamı yapılan bu konserlerin biletlerini satmak için Cratos küçük kulübe, -kiosk- bile yaptırmış. Tek kişilik süslü kenarları olan ahşap kulübe Girnede Limanda duruyor.
Oradan bilet almanın keyfi çok başka olsa gerek. O kulübe, size özel olduğunuzu söyleyen bir mesajdır, esasında. Ancak ne var ki, konserler biteli bir ayı geçti ve kiosk hala limanda. Yan kısmında asılı olan Ajda Pakkan’ın posterinin üstü çizilmiş, kulübenin içi toz, toprak dolmuş. Artık o kulübe terk edilmişliği, vurdumduymazlığı çağrıştırıyor! Kısacası, boşta duran o kulübe artık Cratos için pek de iyi şeyler söylemiyor.

Profesyoneller tarafından özenle tasarlanması gereken bu mesajlar bile çevreyi düşünmez, samimiyetten uzak, yalanı hoş gören, işi olana kadar bize özelmişiz gibi davranıp sonra umursamyan, kopyacı ve yaratıcılıktan uzaksa acaba günlük sıradan iletişimlerimiz nasıldır?
Daha sağlıklı bir gelecek için iletişimin her türünde daha samimi, daha düşünceli, daha yaratıcı, daha duyarlı muhabbetler diliyorum. İyi pazarlar...
  Haber tarihi 19.12.2010

kaynak :  http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=79318

CAFE LA PİRON'DA İLETİŞİMİN YIL SONU PARTİSİ


DAÜ iletişim fakültesi öğrencileri 23 Aralık günü şeref ve yüksek şeref öğrencilerine sertifikalarının verilmesinin ardından Cafe La Piron'da düzenlenen yılbası eğlencesinde öğretim üyeleriyle birlikte dönemin stresini atıp eğlendiler.Gece canlı müzik ve dans gösterileriyle renklendi.

DAÜ'DE HALKLA İLİŞKİLER İRDELENDİ


Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Kulübü’nün organize ettiği seminerde halkla ilişkilerde etik sorunlar irdelendi. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’ın konuşmacı olarak katıldığı seminer İletişim Fakültesi Yeşil Salon’da yapıldı.
Prof. Dr. Süleyman İrvan, halkla ilişkiler mesleğinin toplumda saygınlık kazanabilmesinin ancak meslek etiği ilkelerine sahip çıkılmasıyla mümkün olacağını söyledi. Konuşmasında halkla ilişkilerin tarihsel gelişimine değinen İrvan, halkla ilişkilercilerin iki yönlü simetrik iletişim modelini benimsemeleri gerektiğini, çünkü bu modelin halkla ilişkileri etik bir zemine oturtmaya çalıştığını savundu. Halkla ilişkiler mesleğinin yaşadığı etik sorunlardan da söz eden Süleyman İrvan, haber için rüşvet vermek, reklam karşılığı haber yaptırmak, gündemi değiştirerek dikkatleri başka yönlere çekmek, gazetecilere pahalı hediyeler vermek, etik açıdan sorunlu müşterilerle çalışmak, yeşilyıkama adı verilen çevreciymiş gibi görünen kampanyalarla müşterileri aldatmak, ikinci iş yaparak çıkar çatışmalarına yol açmak gibi sorunlar üzerinde durdu. Konuşmasında halkla ilişkiler meslek örgütleri tarafından kabul edilen etik ilkelere de değinen İrvan, bu ilkelere sahip çıkılmasının mesleğin geleceği açısından çok önemli olduğunu belirtti.
Söyleşinin ardından Wag the Dog (Başkanın Adamları) isimli film gösterildi. Filmde, bir halkla ilişkiler uzmanının, seçim öncesinde devlet başkanının karıştığı bir taciz skandalını örtbas etmek için medyayı nasıl manipüle ettiği ve gündemi nasıl saptırdığı anlatılıyor.  
 

DAÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİNDE İNSAN HAKLARI KONFERANSI YAPILDI






10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü çerçevesinde Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi Yeşil Salon’da düzenlenen konferansta konuşan İnsan Hakları Vakfı temsilcisi Avukat Ceren Göynüklü, insan hakları kavramının gelişimi konusunda genel bilgiler verdikten sonra Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan insan hakları ihlallerine değindi.
 
İletişim Fakültesi Barış İçin Araştırma ve İletişim Merkezi tarafından organize edilen konferansta ilk olarak Güney Kıbrıs’ta insan ticaretini konu alan bir kısa film gösterildi. Ardından Ceren Göynüklü, insan hakları konusunda bir konuşma yaptı. İnsan haklarına  ilk olarak 1215 yılında kabul edilen Magna Carta’da (Büyük Sözleşme) değinildiğini söyleyen Göynüklü, ancak bu kavramın yaygınlaşmasının 20. yüzyılda gerçekleştiğini ifade etti.  Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin en önemli belge olduğunu, bu bildirgede temel insan haklarının tanımlandığını belirtti. Göynüklü, 1950 yılında kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni hayata geçirmek için kurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, kararlarında bu sözleşmeyi esas aldığını belirtti. 
Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan insan hakları ihlallerinin başında insan ticaretinin geldiğini söyleyen Ceren Göynüklü, bu konuda mevcut yasal mevzuatın yeterli olmadığını belirtti. Göynüklü, Kuzey Kıbrıs’ta  ayrıca mülteciler, göçmenler, kadınlar ve toplumsal cinsiyete dayalı ihlaller ile çocuk hakları ihlalleri de olduğunu, bu sorunların çözümünde İnsan Hakları Vakfı olarak katkı koymaya çalıştıklarını söyledi. Konferans, katılımcıların sordukları sorunlara verilen yanıtlarla sona erdi. 

24 dilde İnsan Hakları Bildirgesi
DAÜ İletişim Fakültesi’nde İnsan Hakları günü kapsamında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 24 dildeki kopyaları sergilendi.  Ayrıca, Birleşmiş Milletler’in Viyana’daki uluslararası sergisinde yer alan 20 karikatüre de yer verildi. Etkinlik kapsamında öğrencilere, hak ihali olduğunu düşündükleri konulara ve sorunlara ilişkin “Yeni Haklar Yaz” köşesi  de oluşturuldu. Sergiyi ve etkinlikleri organize eden öğretim üyesi Doç.Dr. Hanife Aliefendioğlu, bildirge için DAÜ’de öğrenim gören öğrencilerin ulusal ve yerel dillerini seçtiklerini ve amaçlarının İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi konusunda bilgilendirme yapmak ve farkındalık yaratmak olduğunu belirtti. 

KAYNAK: 
http://www.emu.edu.tr/emunews/haber/Aralik-2010/haber-09.htm



 

DAÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİNDE 'DİJİTAL HİKAYE ANLATIMI' KONFERANSI

Higgins
 
Dijital Hikaye
Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeşil Salon’da “dijital hikaye anlatımı konulu” bir konferans düzenlendi. Fulbright Center ve Cyprus Community Media Centre üyesi Dr. John W. Higgins’in katılımıyla gerçekleştirilen konferans  İletişim Fakültesi öğrencileri ve öğretim üyeleri tarafından yoğun ilgi gördü. Konferansta Dr. John W. Higgins  dijital hikaye anlatımı teorileri ve uygulamaları, eleştirel pedagoji, anlamlandırma yöntemleri hakkındaki tecrübelerini İletişim ögrencileriyle paylaştı. Dijital Hikaye anlatım tekniklerinin günümüzdeki  ve öğrencilerin kişisel ve akademik gelişimlerindeki önemini vurgulayan Dr.John W. Higgins, “Yazılı kaynakların öncesinde de varolan hikaye anlatıcıları modernleşmeyle birlikte yerini kitle iletişim araçlarına bırakmıştır,dijital hikayeler sözelliğin yanı sıra görsel ve işitsel bir nitelik de taşımaktadır.” dedi.
Sunumunda öğrencilerinin çektiği kısa filmlere de yer veren Dr.John W.Higgins “Sınıflarımda uyguladığım dijital hikaye anlatım teknikleri öğrencilere kişisel ve kültürel tecrübelerini birbirleriyle paylaşma fırsatı sundu bu da öğrencilerin kendilerini daha iyi ifade etmesine,sosyal ilişkilerinin gelişmesine dolayısıyla akademik ve sosyal bağlamda hayatlarında daha başarılı olmalarına yardımcı olmaktadır”dedi.
KAYNAK:WWW.gundem.emu.edu.tr

İPEK HALİM HOCAMIZIN STAR GAZETESİNDEKİ SON YAZISI


Yeni yıl tuhaftır! Güzeldir! ,
Umutludur, hüzünlüdür. Kutlamadır!
Yeni yıl bir çok farklılıkların, tuhaflıkların hoş görüldüğü
bir tür birleşme anıdır.

Yeni yıl kutlaması
sadece o gece değildir.
Okullar, işyerleri, arkadaşlar
bir iki hafta önceden başlarlar
yemeğe, içmeye, göbek atmaya! Birlikte olmaya.

Yeni yılda sadece gelecek beklentilerimizi değil
geçmiş günlerimizi de düşünürüz.
Hatta bazen TV kanalları bir yılı nasıl geride bıraktık diye özel programlar hazırlarlar.
O yılın en sevilenleri, en kötüleri seçilir.
Yeni bir yüzleşme anı gibidir.
Hem geçmiş günler, geçmiş yeni yıl kutlamaları hem de
gelecek planları yapılır.

Özel yemekler özel giysiler hazırlanır.
Hediye alınır. Sokaklar, evler, bahçeler süslenir.
Gecenin karanlığına yeni yıl ışıklarıyla meydan okunur.
Güzel sözler söylenir, dualar edilir.
İçteki o gizli saklı
duygular, umutlar yeni yılda birden dile gelir.
İçimiz ve dışımız bir yenilenme, birleşme süreçine girer.

Bir de tabii şu meşhur göbekli, ak saçlı sakallı
kırmızılar giymiş tatlı adamcık piyasaya çıkar.
O yaşta bu kıyafet seçimi...! pek bir radikal!
Yeni yılda Noel babayı da kimse garip görmez.
Sevilir, hatta çoğu eve misafir edilir.
Alışkanlıkların, tabuların
kanunların yeni yılda bozulması adettendir zaten.
Eskiden Türkiye Televizyonlarında dansöz sadece
yeni yıl akşamı çıkabilirdi.
Bizde de vatandaşların kumarhanelere girmesi yeni yılda serbest bırakılır.
O gece çok geç saatlere kadar herkesin dışarda olması çok normaldir.

Yeni yılda doğa evlerin içine girer.
Çam dalları, ağaçları salonlarda boy gösterir.
Süslenir. Sizce de koltuk takımının yanında
Sehpanın önünde çam ağacını olması garip değil midir?
Ama yeni yılda bu görüntü muhteşem güzeldir.
Evlerin, sınıfların, sokakların, işyerlerinin süslendiği
hediyelerin alındığı
duyguların, düşüncelerin, umutların çoştuğu zamandır.
Yeni yıl bence çok özeldir. Çünkü o değişim anıdır.
O bozulma, düzelme, eğlenme, yeme, dans etme, çoşma, gezme,
dilekte bulunma, birlikte olma, ağlama, gülme,
sevdiklerinizi arama, kart yollama, şık giyinme,
özel sofralar hazırlama, devetler verme, ağaçlar süsleme,
sokakta gezme, yeni kıyafetler alma, eğlence mekanlarına gitme,
tüm gece ayakta kalma, hediye alma-verme, evin dekorunu değiştirme,
hindi yeme anıdır! Onu biz o da bizi yaratır!
Ve işte o yüzden yeni yıl hayal güçümüzü sınırsız bıraktığımız an olmalıdır.
Alt zemin zaten buna hazırdır. Hadi bakalım!!!!
En güzel günlerin henüz yaşanmamış olduğunu düşünerek
her gün gibi yeni yılın da hakkını vererek geçirmeniz dileği ile
herkese mutlu seneler! İyi pazarlar...

KAYNAK:
 http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=80012

KIBRIS TOPLUM MEDYA MERKEZİ TEMSİLCİLERİ DAÜ İLETİŞİM'DE


Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi’nde düzenlenen panelde Kıbrıs Toplum Medya Merkezi’nin (CCMC) çalışmaları anlatıldı. Gazetecilik, Radyo-Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Yrd. Doç.Dr. Bekir Azgın’ın yönettiği panel Yeşil Salon’da gerçekleştirildi. Panelde ilk konuşmayı yapan CCMC temsilcisi Beran Djemal, 2009 yılında kurulan Medya Merkezi’nin vizyonu, gerçekleştirdiği projeler ve Merkez’in geleceği üzerinde durdu.

Beran Djemal konuşmasında, CCMC’nin daha etkin ve verimli bir medya ortamı oluşturulması için Aralık 2009’da kurulduğunu; alternatif bir haber ve yayıncılık anlayışını geliştirmek için çalıştığını; merkezin, sesini duyurmakta zorlanan sivil toplum örgütlerine yardımcı olmak amacıyla projeler geliştirdiğini belirtti. Merkez’in Ara Bölge’de yer alan ofisinin ortaklar ve üyeler başta olmak üzere herkese açık olduğunu ve stüdyolarının ve teknik olanaklarının ortak kullanım ve eğitim için hazır olduğunu aktardı. Toplam 25 sivil toplum örgütü ve 5 BM proje ortağı ile çalıştıklarını aktaran Djemal, temel insan haklarına saygılı ve ayrımcılığa karşı olan her kişi ve kuruluşla birlikte çalışmak gibi temel bir ilkelerinin olduğunu belirtti. Bugüne dek Kıbrıs’ın kuzeyinde ve güneyinde çok çeşitli medya içerikleri ürettiklerini anlatan Djemal, videolar, kısa belgeseller, sosyal paylaşım ağlarıyla Kıbrıs’lılara ulaştıklarını dile getirdi. Merkezin yaptığı atölye ve eğitim çalışmalarından da söz eden Djemal, temel fotoğrafçılık, stratejik iletişim, medyada kriz yönetimi ve gerilla medya taktikleri gibi konulara yer verdiklerini aktardı.

CCMC proje koordinatörü Michalis Simopoulos ise “Medyada İşbirliği İnisiyatifi: Kıbrıs’ta Medya İşbirliği Potansiyeli” başlıklı konuşmasında medya ile Kıbrıs’ta yaşayan toplumlar arasında yeni bir ilişki kurmak istediklerini; şu ana dek 40 medya temsilcisi ile görüşerek işbirliği olanaklarını araştırdıklarını belirtti. Kıbrıs’ta medyada işbirliği açısından dilin önemli bir engel olduğunu söyleyen Simopoulos, daha önce benzer çalışmalar yürüten Cyprus Media Net, Cyprus Dialogue, Talk of the Island, Young Jounalists Programme, New Media Landscape gibi projelerin birikimlerinden yararlandıklarını dile getirdi.

Kıbrıslı Türk ve Rum medyaları arasında sadece dil farklılığı bulunmadığını, söylem ve terminoloji konusunda da farklılıklar olduğunu belirten konuşmacılar, medya içeriklerinin paylaşılabilmesi için yeni bir etik anlayışın benimsenmesinin gerekli olduğunu, yapılacak işbirliğinin toplumlar arasındaki güveni artıracağını belirttiler.
KAYNAK:http://gundem.emu.edu.tr/contents/index.php?option=com_content&view=article&id=78%3Akbrs-toplum-medya-merkezi-temsilcileri-daue-letiimde&catid=35%3Akonferans&Itemid=79&lang=tr

DAÜ İletişim Fakültesi’nde Laura Kaspari Hohmann’dan Seminer: İletişimde Yaymaya Değecek Fikirler Amerikan Elçiliği Enformasyon Kaynakları



Amerikan Elçiliği Enformasyon Kaynakları Uzmanı Laura Kaspari Hohmann “İletişim’de Yaymaya Değecek Fikirler” temalı bir seminer verdi. Seminer 30 Kasım 2010 tarihinde DAÜ İletişim Fakültesi Yeşil Salon’da saat 13.30’da gerçekti. Hohmann İletişim’de Yaymaya Değecek Fikirler, TED adlı 1984 yılında kurulmış kar amacı gütmeyen ve teknoloji, eğlence ve tasarımı biraraya getiren bir konferanslar dizisini tanıtti. TED her bahar döneminde Long Beach and Palm Springs’de ve her yaz döneminde Oxford’da konferanslar düzenliyor. TED ayrıca ödüllü bir web sitesinin yanı sıra açık çeviri ve açık TV projesine de sahip.
Lisans derecesini Colorado Üniversitesi’nde pazarlama alanında ve master derecesini Kütüphanecilik ve bilgi sistemleri konusunda Denver Üniversitesi’nden alan Laura Kaspari Hohmann Amerikan Dış Servisi’ne katılamadan önce Northern Marianas College on Saipan in the Western Pacific’de kütüphane yöneticisi olarak çalışmaktaydı.
Kaspari Hohmann yeni iletişim teknolojinlerinin günlük hayata hızla girmesi ve gençlerin bu teknolojilere katılımı konusunda daha önce de başka ülkelerde ve Kıbrıs’ta çeştili konularda seminerler vermiş ve konuşmalar yapmıştı.
Kaspari Hohman Doğu Akdeniz Üniverstesi İletişim Fakültesi Yeşil Salonundaki söyleşide web 2.00 daki kullanıcı etkileşimlerinin sanal dünya, bloglama, podcast, paylaşım ve sosyal ağ gibi yeni arayüzler sayesinde nasıl değiştiğini ve günümüzde insanların web servisini kullanarak nasıl bir yeni yöntemlerle iletişim kurduklarını anlattı. Kaspari, ayrıca genç neslin bu teknolojileri günlük aktivitelerinde nasıl özümsediği, web teknolojilerinin nasıl bir evrim geçirdiğinden ve internetin kullanıcılar için nasıl daha taşınabilir, daha kullanışlı hale geldiğini örneklerle paylaştı.

kaynak : http://fcms.emu.edu.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=127:ideas-worth-spreading-in-communication&catid=1:latest-news&Item

DAÜ'de, "Halkla ilişkilerde etik sorunlar" tartışıldı - KIBRIS POSTASI - KIBRIS HABERLERİ

DAÜ'de, "Halkla ilişkilerde etik sorunlar" tartışıldı - KIBRIS POSTASI - KIBRIS HABERLERİ
DAÜ'de, "Halkla ilişkilerde etik sorunlar" tartışıldı
0

Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde “halkla ilişkilerde etik sorunlar” tartışıldı.
27 Aralık 2010, Pazartesi 13:18 Yorum Yaz Yazdır Arkadaşına Gönder Paylaş Share/Bookmark

DAÜ İletişim Kulübü’nün organize ettiği seminerde konuşan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, halkla ilişkiler mesleğinin toplumda saygınlık kazanabilmesinin ancak meslek etiği ilkelerine sahip çıkılmasıyla mümkün olacağını söyledi.

İrvan, halkla ilişkilerde iki yönlü simetrik iletişim modeli benimsenmesi gerektiğini, çünkü bu modelin halkla ilişkileri etik bir zemine oturtmaya çalıştığını kaydetti.

Halkla ilişkiler mesleğinin yaşadığı etik sorunlara da değinen İrvan, meslek örgütleri tarafından kabul edilen etik ilkelere sahip çıkılmasının mesleğin geleceği açısından çok önemli olduğunu belirtti.

TAK
KAYNAK:http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/44196/PageName/KIBRIS_HABERLERI

DAÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİ MEZUNİYET BALOSU

DAÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİ MEZUNİYET BALOSU: "2011 Şubat mezunu olacak iletişim öğrencileri ,Salamis Bay Conti Resort Hotel'de 21 Ocak Günü yemekli,sınırsız içecekli 85 liralık, ulaşımın..."DAÜ İLETİŞİM FAKÜLTESİ MEZUNİYET BALOSU
2011 Şubat mezunu olacak iletişim öğrencileri ,Salamis Bay Conti Resort Hotel'de 21 Ocak Günü yemekli,sınırsız içecekli 85 liralık, ulaşımında sağlandığı bir geceyle birbirlerine hem veda edecek hem de eğlenecekler .Kep Törenlerininde 2 Şubat olduğu bilinmektedir.


KAYNAK:
http://www.facebook.com/event.php?eid=177079132312197&ref=mf

İLETİŞİM KULÜBÜ FORUM PR ETKİNLİKLERİ

İLETİŞİM KULUBÜ FORUM PR ETKİNLİKLERİ



NOT :Forum Pr workshoplarının en az 6/4 katılım sağlayan öğrenciler, Pr Forum sertifikasını almaya hak kazanacaklardır.

Kaynak: http://www.facebook.com/?ref=home#!/photo.php?fbid=166864980019903&set=a.166858386687229.41147.166854460020955
 

DAÜ İLETİŞİMİ KULÜBÜ PR AKADEMİ

DAU Iletisim Külubü

PR AKADEMİ, İletişim Kulübü ve Sürekli Eğitim Merkezi ortaklığı ile hazırlanmış bir sertifika programıdır. Bu doğrultuda Sertifika programları şöyledir;

BİR SERTİFİKA FİYATI 25 TL'DİR
...
1-Halkla İlişkiler ve İletişim Yöntemi - 6 - MART PAZAR
2-Reklamcılık Zemini, Plan ve Strateji - 13 MART PAZAR
3-Yönetimde İnsan İlişkileri Yönetimi - 7 MAYIS CUMARTESİ
4-Strateji Belirleme - 14 MAYIS CUMARTESİ

Yer : Yeşil Salon / İletişim Fakültesi

Eğitimler 3 Saattir.

BAŞVURU İÇİN : İletişim Fakültesi / İletişim Kulübü Ofisi 1.Kat 102
Tel: 03926303104

Katılım Tüm Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğrencilerine Açıktır.

Kaynak : http://www.facebook.com/event.php?eid=177079132312197#!/photo.php?fbid=167754616597606&set=a.166858386687229.41147.166854460020955

HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ(BA)


Halkla İlişkiler ve Reklamcılık (BA)
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü

Bölüm hakkında genel kısa bilgi
Doğu Akdeniz Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü, etik sorumluluğunun bilincinde olan, yaratıcı, son teknolojik gelişmeleri takip eden, yönetimsel becerilere sahip ve bu becerilerini de aldığı kuramsal bilgilerle birleştirerek günümüzün globalleşen dünyasında sektörün değişen ihtiyaçlarını karşılayabilecek mezunlar yetiştirmeyi hedeflemektedir.

Bölüm Olanakları
Bölüm bünyesinde oluşturulan Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Proje Merkezi sayesinde bütünleşik pazarlama iletişimi, reklam, halkla ilişkiler ve pazarlama odaklı halkla ilişkiler kampanyalarının bütün aşamalarını gerçekleştirme olanağı bulmakta, kendilerini ayrıcalıklı kılacak profesyonel deneyim ve özgüvenle mezun olmaktadırlar. Bölüm öğrencilerinin gerçekleştirdikleri projeler, ulusal ve uluslararası alanda düzenlenen çeşitli yarışmalara katılma hakkını elde etmekte, buralardan ödüllerle dönmektedirler.

Öğretim / Öğrenim
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü; öğrencilerine sağlam bir kuramsal temel vermenin yanı sıra, ürettikleri halkla ilişkiler ve reklam projeleriyle öğrendiklerini uygulamaya koyma şansını da vermekte ve böylece yaratıcı metin yazarlığı, masaüstü yayıncılık, bilgisayarda grafik tasarımı, pazar araştırması, müşteri temsilciliği, kamuoyu oluşturma, siyasal kampanya tasarlama, pazarlama odaklı halkla ilişkiler kampanyası tasarlama gibi alanın temel çalışma alanlarını bizzat uygulayarak öğrenme olanağı sunmaktadır. Ayrıca öğrenciler, Fakülte’nin diğer bölümlerinden aldıkları seçimlik dersler aracılığıyla iletişim alanının gerektirdiği çok yönlü beceri ve bakış açısını da kazanmaktadırlar. Bütün bunlara ek olarak, öğrencilerimizin gerçekleştirdikleri projeler ile katıldıkları yarışmalar, iş bulma konusunda mezunlarımızı ayrıcalıklı kılan bir çalışma dosyası oluşturmaktadır.

Bölüm Aktiviteleri / Başarıları
Proje Merkezindeki aktiviteleri, düzenli olarak alanında başarılı konukların bölüme gelmeleri ve akademik personelin bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeylerdeki konferanslara katılmaları şeklinde özetlenebilir. Akademik personel uluslararası düzeydeki konferanslara katılmak ve akademik yayınlar yapmak suretiyle bölüm ile dışta bulunan kurumlar arasında ilişki kurmayı hedeflemekte ve dünya çapında meydana gelen gelişmeleri takip etmektedir. Alanında başarılı işlere imza atmış saygı değer konukların katılımıyla bölüm ve diğer kuruluşlar arasındaki ilişkilerin düzenli hale getirilmesi hedeflenmektedir. Her yıl düzenli olarak yapılan dönem sonu proje sunum günlerinde de önemli konukları misafir eden bölümümüz aynı zamanda ECREA gibi uluslararası kuruluşun da üyesi olarak dünya çapındaki gelişmeleri takip etmekte ve öğrencilerine yansıtmaktadır.

Kariyer Olanakları ve Mezunlar
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nden mezun olan öğrenciler özel şirketlerin halkla ilişkiler ve reklam departmanlarında, tanıtım ofislerinde, sivil toplum örgütlerinde, kamu kurum ve kuruluşlarında halkla ilişkiler uzmanı olarak çalışabildikleri gibi, iletişim danışmanı olarak da görev yapabilmektedirler. Bölümden mezun olan öğrenciler, gazete, radyo, televizyon ve dergi gibi farklı medya kuruluşlarının tanıtım birimlerinde de çalışabiliyorlar. Ayrıca halkla ilişkiler ve reklam ajanslarında da iş olanağı bularak; strateji oluşturma, yaratıcılık, grafik tasarım, pazar araştırması, medya planlama, müşteri ilişkileri gibi değişik departmanlarda görevler üstlenebilmektedirler.
Akademik Personel

Dr Christopher Miles
Dr. Baruck Opiyo (Bölüm Başkanı)
Dr. Tuğrul İlter (Dekan)
Dr. Zerrin Oral Kavas
Dr. Ülfet Kutoğlu
Öğretim Görevlisi Agah Gümüş
Öğretim Görevlisi Umut Ayman

Kaynak : http://fcms.emu.edu.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=56:public-relation-and-advertising-ba&catid=41:public-relations-and-advertising&Itemid=56〈=tr

Kıbrıs Toplum Medya Merkezi Temsilcileri DAÜ İletişim’de

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ



İletişim Fakültesi
Genel Bilgi

* Sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal konularda analiz yapabilen,
* İletişim teknolojilerini etkili kullanabilen,
* Dünyaya ve mesleğine eleştirel bakabilen,
* Yaratıcı düşünebilen,
* Etik ve toplumsal sorumluluk sahibi,
* Sektörün gerektirdiği gazetecilik, halkla ilişkiler, reklamcılık, radyo ve televizyon, görsel iletişim alanının değişen niteliğine uygun esneklikte uygulama becerilerine sahip mezunlar vermeyi hedefliyor.

Fakülte Tanıtımı

Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, Gazetecilik, Radyo-Televizyon ve Sinema, Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümlerinden oluşan İletişim Fakültesi, değişik coğrafyalardan gelen öğretim elemanları ve öğrencileriyle zengin bir akademik ortam sunuyor. Üniversite'nin geneline ait bu özellik, öğrencilerimiz için önemli bir başka ayrıcalık sağlıyor ve çok-kültürlü/dilli bir coğrafyada farklı kültürleri algılayışlarını, dolayısıyla, iletişim alanına bakışlarını derinden etkileyecek deneyimler ediniyorlar. Öğrencilerimiz, kendi bölümlerinin gerektirdiği özgül bilgi/donanıma sahip olmanın yanı sıra, aldıkları ortak ve seçimlik dersler aracılığıyla iletişim alanının gerektirdiği çok yönlülüğü de kazanarak mezun oluyorlar.

Fakültemiz bir Medya Merkezi ile Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Proje Merkezi'ne sahip. Ayrıca DAÜ-TV, Radyo Doğu Akdeniz, Gündem Gazetesi ve GündemNet, farklı medya örnekleri olarak yayında. Bütün bunlar öğrencileri-mizin mesleki deneyim ve özgüvenle mezun olmalarını sağlıyor. Ek olarak lisansüstü/doktora eğitimiyle onlara akademik kariyer yapma olanağı da veriliyor.

Öğretim Hedeflerimiz

Fakültemizin hedefi, değişen küresel ve ulusal iletişim ortamının gereksinim duyduğu nitelikte, yeni iletişim teknolojilerini ayrı ayrı ya da birlikte ve yaratıcı bir ustalıkla kullanmayı bilen, mesleki becerilerini eleştirel bir düşünsellik ve etik sorumlulukla yerine getiren mezunlar vermektir. Böylelikle, öğrencilerimiz bir yandan yeni teknolojileri kullanma becerisiyle sektörün gereksinimlerine cevap verebilecek şekilde eğitilmekte, öte yandan mevcut iletişim ortamında sunulanların niteliğini kamu yararına değiştirebilecek bir düşünsel açılıma, yaratıcılığa ve eleştirel düşünme becerisine sahip, mesleğinin etik değerlerine bağlı, ifade özgürlüklerinin savunucusu bireyler olarak mesleklerine hazırlanmaktadır.

KAYNAK:www. kktc.emu.com