2 Ocak 2011 Pazar

NASIL İLETİŞİM KURUYORUZ?




Derdimizi anlatmak, içimizi rahatlatmak,
karşımızdakini anlamak, öğrenmek, bilgilenmek,
gülmek, hoş vakit geçirmek,
hayatı paylaşmak, geleceği hayal edebilmek,
fikirleri, yaşam tarzlarını yaymak ve
değişimi sağlamak için,
ne yaparız?
Konuşuruz. İletişime geçeriz. Muhabbet ederiz.
Bir yerde hayat ona bağlıdır.
Bu yüzden doğru ve etkili iletişim çok önemlidir.

Şirketler de kendi dertlerini anlatmak, ilgi çekmek ve
bazen de hayatta kalabilmek için bizimle iletişime girerler.
Reklamları onların yüzleridir, sözleridir.
Bu iletişim stratejiktir, profesyoneller tarafından yapılır.
Etkili olabilmesi için samimi, ilgi çekici, iyi tasarlanmış ve hatırda kalır olması gerekir.
Örneğin, Deniz Kırtasiyenin reklamları
kısa ve hemen öğenebileceğiniz bir şekilde yapılmıştır.
Reklamda kendileri için “Güler yüzlü mağaza” diyorlar. Güzel bir tanım değil mi?
Ancak, olumlu etkiler yaratması gereken bu sözler
bende tam aksi bir etki bıraktı.
Girne’deki büyük mağazalarına ne zaman gitsem
biri hariç ki mağazada en az beş kişi çalışıyor,
kimse benimle ilgilenmiyor. Gülen yüz falan yok!
Hatta yüzünüze bakan yüz yok! Onlar kendi havalarında.
Müşteri olarak sorularınıza bile zar zor cevap alırsınız.
Sonuç: iletişim başarısız. Söylenen şey gerçek değil. Dolaysıyle inandırıcı değil.
***
Firmaların sözleri sadece reklamları ile ulaşmaz bizlere.
Örneğin marketler hakkındaki duygularımız, fikirlerimiz sadece onların gazete ilanları ile sınırlı değildir. Raflar, duvarlar hatta size alışveriş sonrası verdikleri poşetler
marketlerin sözleridir. Fakat ne yazık ki, hemen hemen tüm marketlerdeki raflar, duvarlar, ve alışveriş poşetleri hep benzerdir. Tüm poşetler, orta boy, ince beyaz naylondur,
ve genelde tek renk kullanarak (bu renk de çoğunlukla mavi, yeşil veya kırmızıdır) üzerlerinde marketin adı yazılıdır.
Ne sıkıcı, ne monoton bir iletişim. Burada da etki minimumdur,
çünkü iletişimin kimliği yoktur.
Hepsi birbirine benziyor. Birbirlerinin basit taklitleri gibiler.
***
Bazı çikolata, kahve ve şeker firmaları
Bizimle samimi, uzun süreli bir iletişime girmek isterler
ve onlar bize sadece radyodan, televizyondan seslenmeyi yeterli bulmazlar.
Evimize gelirler. Mutfaklarımıza girerler.
Nasıl mı? onlar, öyle bir ambalaj yaparlar ki, içindeki şeker bitse bile
o, o kadar özeldir, o kadar güzeldir ki onu atamazsınız.
Sizinle kalır. İçini başka şeylerle doldurur onu kullanmay adevam edersiniz.
Sizinle kaldığı sürece de sizinle konuşur.
Size o tadı, o markayı sürekli fısıldar durur.
Bu ambalajlar stratejik iletişimin başarılı örnekleridir.
***
İletişimin etkili olması için detaylar önemlidir.
Bazen mesaj kadar o mesajı nasıl ilettiğiniz de mühimdir.
Cratos Otelde kendi kimliğini ortaya koymak için bize birçok
mesajlar yolluyor. Orada yapılan konserler, yarışmalar, törenler,
otelin mimarisi, gazetelerde çıkan haberler... Cratos’un yüzüdür, sözüdür.
Çokça reklamı yapılan bu konserlerin biletlerini satmak için Cratos küçük kulübe, -kiosk- bile yaptırmış. Tek kişilik süslü kenarları olan ahşap kulübe Girnede Limanda duruyor.
Oradan bilet almanın keyfi çok başka olsa gerek. O kulübe, size özel olduğunuzu söyleyen bir mesajdır, esasında. Ancak ne var ki, konserler biteli bir ayı geçti ve kiosk hala limanda. Yan kısmında asılı olan Ajda Pakkan’ın posterinin üstü çizilmiş, kulübenin içi toz, toprak dolmuş. Artık o kulübe terk edilmişliği, vurdumduymazlığı çağrıştırıyor! Kısacası, boşta duran o kulübe artık Cratos için pek de iyi şeyler söylemiyor.

Profesyoneller tarafından özenle tasarlanması gereken bu mesajlar bile çevreyi düşünmez, samimiyetten uzak, yalanı hoş gören, işi olana kadar bize özelmişiz gibi davranıp sonra umursamyan, kopyacı ve yaratıcılıktan uzaksa acaba günlük sıradan iletişimlerimiz nasıldır?
Daha sağlıklı bir gelecek için iletişimin her türünde daha samimi, daha düşünceli, daha yaratıcı, daha duyarlı muhabbetler diliyorum. İyi pazarlar...
  Haber tarihi 19.12.2010

kaynak :  http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=79318

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder